Bu yorgun argın akşam üstü, Herhangi bir Anadolu toprağına Sırtüstü uzanmak istiyorum. Biliyorum, Bu saatlerde bir kadife gibi yumuşak olur, Anadolu toprağı. Medeniyetlerin kurulup yıkıldığı, Topraklara uzanmak istiyorum. Toprağın sıcaklığını duyar duymaz Akıp gidecek bütün yorgunluğum. Biliyorum, Bu saatlerde bir kadife gibi yumuşak olur, Anadolu toprağı.
Ey bahçemdeki ağaç! Kıskanıyorum seni. Sen soğukta- sıcakta, Yağmurda karda, Gecede ve gündüzde, Başın dik durabiliyorsun. Oysa ben, eğiliveriyorum, Bir küçük esintide, Sapsarı başaklar gibi.
Uyandım. Seni gördüm yanımda. Bir kutsal emaneti bekler gibi, Beklemişsin beni, belli. Gözlerin uykusuzluktan kızarmış. Ben uyandım artık sevgilim, Gün bizim günümüz artık. El ele vererek kırlarda koşabiliriz. Uzanabiliriz boylu boyunca, mis gibi kokan toprağa. Ve hayatın bütün dallarına tutunarak Büyütebiliriz kızımızı. Sen, ben ve kızımız… Dünyanın en güzel üçlüsü. Hayata yeniden “Merhaba!” demenin tadında Sevgimiz, uçsuz bucaksız.