Bu yorgun argın akşam üstü,
Herhangi bir Anadolu toprağına
Sırtüstü uzanmak istiyorum.
Biliyorum,
Bu saatlerde bir kadife gibi yumuşak olur,
Anadolu toprağı.
Medeniyetlerin kurulup yıkıldığı,
Topraklara uzanmak istiyorum.
Toprağın sıcaklığını duyar duymaz
Akıp gidecek bütün yorgunluğum.
Biliyorum,
Bu saatlerde bir kadife gibi yumuşak olur,
Anadolu toprağı.
31 Ekim 2011 Pazartesi
30 Ekim 2011 Pazar
OYUNCAKLARIM
Küçükken oyuncaklarım vardı,
Kırmızı, mavi, sarı...
Kırıldılar birer birer.
Hiçbir iz kalmadı,
Onlardan
Ve çocukluğumdan...
Kırmızı, mavi, sarı...
Kırıldılar birer birer.
Hiçbir iz kalmadı,
Onlardan
Ve çocukluğumdan...
29 Ekim 2011 Cumartesi
28 Ekim 2011 Cuma
KIZIMA
Kızım,
Hoşgeldin!
Kalbin sevgiyle dolsun her zaman.
Hep aydınlığı görsün gözlerin.
Kulakların yalanları değil,
Doğruları duysun.
Dudakların sevgi sözleri söylesin,
Kızım.
Hoşgeldin!
Hoşgeldin!
Kalbin sevgiyle dolsun her zaman.
Hep aydınlığı görsün gözlerin.
Kulakların yalanları değil,
Doğruları duysun.
Dudakların sevgi sözleri söylesin,
Kızım.
Hoşgeldin!
CUMHURİYET BAYRAMI
Büyük Cumhuriyetimizin 88. yılını bir yanda terör bir yanda deprem felaketiyle biraz buruk kutluyoruz.
Bu bayramı bize yaşatan başta Gazi Mustafa Kemâl ATATÜRK olmak üzere bütün şehit ve gazilerimizi şükranla anıyoruz.
CUMHURİYET BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN!
Bu bayramı bize yaşatan başta Gazi Mustafa Kemâl ATATÜRK olmak üzere bütün şehit ve gazilerimizi şükranla anıyoruz.
CUMHURİYET BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN!
27 Ekim 2011 Perşembe
DÜNYA HÂLİ
Doğanlar büyümekte.
Büyükler yaşlanmakta.
Yaşlılar yerlerini bırakmakta,
Yeni doğanlara.
Yani hiç kimse doğduğu gibi durmuyor...
Büyükler yaşlanmakta.
Yaşlılar yerlerini bırakmakta,
Yeni doğanlara.
Yani hiç kimse doğduğu gibi durmuyor...
25 Ekim 2011 Salı
GÜÇLÜ AĞAÇ
Ey bahçemdeki ağaç!
Kıskanıyorum seni.
Sen soğukta- sıcakta,
Yağmurda karda,
Gecede ve gündüzde,
Başın dik durabiliyorsun.
Oysa ben, eğiliveriyorum,
Bir küçük esintide,
Sapsarı başaklar gibi.
Kıskanıyorum seni.
Sen soğukta- sıcakta,
Yağmurda karda,
Gecede ve gündüzde,
Başın dik durabiliyorsun.
Oysa ben, eğiliveriyorum,
Bir küçük esintide,
Sapsarı başaklar gibi.
ÜÇÜMÜZ
Uyandım. Seni gördüm yanımda.
Bir kutsal emaneti bekler gibi,
Beklemişsin beni, belli.
Gözlerin uykusuzluktan kızarmış.
Ben uyandım artık sevgilim,
Gün bizim günümüz artık.
El ele vererek kırlarda koşabiliriz.
Uzanabiliriz boylu boyunca, mis gibi kokan toprağa.
Ve hayatın bütün dallarına tutunarak
Büyütebiliriz kızımızı.
Sen, ben ve kızımız…
Dünyanın en güzel üçlüsü.
Hayata yeniden “Merhaba!” demenin tadında
Sevgimiz, uçsuz bucaksız.
Bir kutsal emaneti bekler gibi,
Beklemişsin beni, belli.
Gözlerin uykusuzluktan kızarmış.
Ben uyandım artık sevgilim,
Gün bizim günümüz artık.
El ele vererek kırlarda koşabiliriz.
Uzanabiliriz boylu boyunca, mis gibi kokan toprağa.
Ve hayatın bütün dallarına tutunarak
Büyütebiliriz kızımızı.
Sen, ben ve kızımız…
Dünyanın en güzel üçlüsü.
Hayata yeniden “Merhaba!” demenin tadında
Sevgimiz, uçsuz bucaksız.
UÇURTMA
Bir uçurtma yaptım.
Gökkuşağı gibi rengarek.
Saldım gökyüzüne.
Rüzgara karşı geldikçe yükseldi.
O yükseldi,
Ben ipini saldım.
O yükseldikçe
Ben ipini saldım.
İpe bir şey olmaz sandım.
Derken bir şiddetli rüzgar esti,
Sağlam dediğim ip koptu.
Ama nereden bilirdim,
Uçurtmanın özgürlük düşkünü olduğunu...
Gökkuşağı gibi rengarek.
Saldım gökyüzüne.
Rüzgara karşı geldikçe yükseldi.
O yükseldi,
Ben ipini saldım.
O yükseldikçe
Ben ipini saldım.
İpe bir şey olmaz sandım.
Derken bir şiddetli rüzgar esti,
Sağlam dediğim ip koptu.
Ama nereden bilirdim,
Uçurtmanın özgürlük düşkünü olduğunu...
24 Ekim 2011 Pazartesi
YAŞAMAK
Yaşamak, nefes alıp vermek değildir sadece.
Yaşamak, ölüme direnmektir.
Ağlamaktır, gülmektir.
Bazen hakkını aramaktır,
Bazen olmayacak denilen şeyi başarmaktır.
Yaşamak, güneşte ısınmaktır.
Yağmurda ıslanmak,
Soğuklarda üşümek,
Bahar aylarında çiçek kokuları duymaktır.
Sevmek, sevilmektir yaşamak.
Ama bilhassa sevmek...
Yaşamak, dört elle sarılmaktır,
Çiftçi için sabana,
Yazar ve şair için ve öğrenci için kaleme,
Siyasetçi için halkına,
Bebek için anaya,
Hasta için hayata...
Sarılmaktır dört elle...
Yaşamak, yaşamaktır...
23 Ekim 2011 Pazar
AĞACIM
Ağacım,
Hapsettik seni.
Bahçemizi güzel göstermek için,
Küçücük bir saksıya.
Oysa sen,
En uçsuz bucaksız ovalarda
Ya da efil efil esen bir yaylada
Veya dalgaların oynaştığı
masmavi sulara bakan bir yerde olmayı
hak ediyorsun.
Ağacım,
Hapsettik seni,
Kendimizi güzel göstermek adına,
Ufacık bir saksıya.
Hapsettik seni.
Bahçemizi güzel göstermek için,
Küçücük bir saksıya.
Oysa sen,
En uçsuz bucaksız ovalarda
Ya da efil efil esen bir yaylada
Veya dalgaların oynaştığı
masmavi sulara bakan bir yerde olmayı
hak ediyorsun.
Ağacım,
Hapsettik seni,
Kendimizi güzel göstermek adına,
Ufacık bir saksıya.
22 Ekim 2011 Cumartesi
ÇOCUK RESİMLERİ
Oturup masmavi yıldızlar altında,
Yemyeşil bir gökyüzü düşünüyorum,
Çocuk resimlerine benzeyen.
Ağaçların yaprakları kırmızı,
Dağların ardından doğan güneş, mor.
Uzaklarda bir ev, sarı kiremitli.
Bacasında bir duman, bembeyaz.
Bu galiba bizim evimiz.
Belki de hiç yaşamadığımız.
Sarı kiremitli, güzel evimiz.
Yemyeşil bir gökyüzü düşünüyorum,
Çocuk resimlerine benzeyen.
Ağaçların yaprakları kırmızı,
Dağların ardından doğan güneş, mor.
Uzaklarda bir ev, sarı kiremitli.
Bacasında bir duman, bembeyaz.
Bu galiba bizim evimiz.
Belki de hiç yaşamadığımız.
Sarı kiremitli, güzel evimiz.
21 Ekim 2011 Cuma
SEN ve İZMİR
Seninle,
Bir akşamüstü,
İzmir'in herhangi bir kıyısından
Ayaklarımı suya batırıp,
Güneşin el sallayışını izlemek istiyorum,
Bulutlara inat.
Bir yanımda serin bir imbat,
Bir yanımda sen,
Burnumda denizin tuzlu kokusu.
Kulaklarımda martıların çığlıkları.
Gözlerimde gözlerin.
Önümüzde uçsuz bucaksız deniz,
Bu tablo içinde İzmir ve sen ne güzelsiniz.
Bir akşamüstü,
İzmir'in herhangi bir kıyısından
Ayaklarımı suya batırıp,
Güneşin el sallayışını izlemek istiyorum,
Bulutlara inat.
Bir yanımda serin bir imbat,
Bir yanımda sen,
Burnumda denizin tuzlu kokusu.
Kulaklarımda martıların çığlıkları.
Gözlerimde gözlerin.
Önümüzde uçsuz bucaksız deniz,
Bu tablo içinde İzmir ve sen ne güzelsiniz.
20 Ekim 2011 Perşembe
YAĞMUR
Önce bir damla düştü,
Susuzluktan çatlamış toprağa.
Sonra ikincisi,üçüncüsü...
Derken birçok damla düştü gökten,
Birbiri ardınca.
Kokusu yayıldı toprağın.
Pencerelerden süzülerek,
Girdi beton evlerin içine.
Susuzluktan çatlamış toprağa.
Sonra ikincisi,üçüncüsü...
Derken birçok damla düştü gökten,
Birbiri ardınca.
Kokusu yayıldı toprağın.
Pencerelerden süzülerek,
Girdi beton evlerin içine.
19 Ekim 2011 Çarşamba
ÇINAR OLMAK
Kolay bir iş değil doğrusu,çınar olmak.
Her dalında bir yara olacak,
Yeri gelecek kuruyacak dalların,buna dayanacaksın.
Yağmursuz kalacaksın bütün yaz,dayanacaksın.
Yazın sıcağı,kışın ayazı üzerinden geçecek yine dayanacaksın.
Sevdalılar adlarını kazıyacak gövdene,
Bu acıya aldırmayıp dayanacaksın.
Bir gün yol geçecek hemen yanı başından,
İşçiler bir karış toprağa mahkum edecek seni,
Sen yine dayanacaksın.
Hepsinden geçtim,yalnız kalacaksın bir ömür boyu,
Yine dayanacaksın.İşte böyle zor çınar olmak,
Çınar olabilmek.
Her baba yiğidin harcı değil anlayacağın...
Her dalında bir yara olacak,
Yeri gelecek kuruyacak dalların,buna dayanacaksın.
Yağmursuz kalacaksın bütün yaz,dayanacaksın.
Yazın sıcağı,kışın ayazı üzerinden geçecek yine dayanacaksın.
Sevdalılar adlarını kazıyacak gövdene,
Bu acıya aldırmayıp dayanacaksın.
Bir gün yol geçecek hemen yanı başından,
İşçiler bir karış toprağa mahkum edecek seni,
Sen yine dayanacaksın.
Hepsinden geçtim,yalnız kalacaksın bir ömür boyu,
Yine dayanacaksın.İşte böyle zor çınar olmak,
Çınar olabilmek.
Her baba yiğidin harcı değil anlayacağın...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)